147 Adet Terim ve Açıklamaları

**-A-**


A/B Split (Testing): Bir e-postanın en az iki farklı versiyonunun hazırlanıp, veritabanındaki abonelerin bir kısmına deneme amaçlı gönderilmesi ve daha başarılı olan versiyonun daha sonra kullanılması.
Abandoned cart email: Satın alma işlemine yönlendirilme yapmamış kişilere gönderilen e-postalara verilen isim.

Above the fold: (Manşet) Bir alıcıya gelen e-postanın henüz ekran aşağıya kaydırılmadan önce görünen ilk kısmı. E-postaların ve web-sitelerinin bu bölümü online dünyada; özellikle söz konusu pazarlama olduğunda, en çok önem verilen kısımdır. Ancak bu bölüm her bilgisayarda cihazda, kullanıcının ekran tercihlerine ve boyutlarına göre değişebildiğinden, içeriğin belirli standartlara göre optimize edilmesi gerekir.

Active: (Aktif) E-posta gönderildiğinde bu e-postanın alınacağından emin olunan adreslerdir.
Active consent: (Etkin rıza) Bir kişinin, bilerek ve isteyerek (örneğin boş bir kutunun işaretlenmesi) bir e-posta aboneliği veritabanına dahil olmasıdır. Diğer bir ismi de affirmative consent’tir. (ayrıca bkz. passive consent)

Acquisition cost: (Edinim maliyeti) E-posta pazarlamasında bu terimin anlamı, her bir abone; müşteri ya da hedefe gönderilmiş iletinin, o kişiyi kazanabilmesi (getiri olarak geri dönmesi) için yapılmış olan masraftır. Daha matematiksel tanımıyla, tüm kampanya masraflarının, toplamda ürettiği abone, müşteri ve ya tekil iş sayısına bölümünden elde edilen masraftır.

Ad swap: (reklam değişimi) İki yayıncının, karşılıklı anlaşma ile, birbirlerinin reklamlarını ücretsiz olarak yayınlamalarıdır. Burada hangisinin ne kadar değerli olduğu, liste uzunluğu, listenin kalitesi, marka itibarı gibi parametrelerle ölçülür ve reklam değerlerinin yakın olmasına çaba gösterilir.
Adhoc fields: Tek seferlik durumlar için üretilmiş, örneğin bir formdaki verileri toplamak için yaratılmış alanlardır.

Affiliate: (Ortak) Bir işletmeye ait ürün ve hizmetlerin, sonuç odaklı bir ödeme sistemi içerisinde reklamını yapan pazarlama ortaklarıdır.
Alt text: (Alternatif yazı) Herhangi bir görsel başarılı bir şekilde açılamadığında, onun yerine gözükecek olan yazılara verilen isimdir.

Animated gif: (Hareketli resimler) Belirlenmiş bir hızda, belirlenmiş bir süre boyunca akan, yine belirli sayıdaki karelerden (resim) oluşan hareketli görsellerdir.

AOL: (American OnLine) ABD merkezli ve özellikle e-posta adresi oluşturulması anlamında oldukça büyük bir kitlesel medya şirketidir.

Attachment: (Eklenti) E-postalara eklenen; ancak e-postanın kendi içeriğine dâhil edilmeyen her tür yazı, görsel, grafik, dosya ve ya videodur. Eklentiler e-postalarda herhangi bir içerik gönderilmesi için hiç uygun bir yol değildir; zira hem servis sağlayıcıları hem de kullanıcıların kendileri bu tip iletileri güvenlik gerekçesiyle engellemektedirler.

Authentication: (Doğrulama) Otomatik olarak gönderilen ve e-postayı gönderen kişinin kimliğini tanımlayan/doğrulayan e-postalardır.

Autoresponder: (Otomatik cevaplayıcı) Genellikle bir e-posta veritabanına katılınması ve ya çıkılması gibi durumlarda, tetiklenmiş olarak (triggered); yani otomatik bir biçimde gönderilen e-postaların atılmasını sağlayan yazılımlarıdır.

Automated email: (Otomatize edilmiş e-posta) Daha önceden belirlenmiş/ayarlanmış şekilde, herhangi bir aboneye gönderilen e-postalar. Örneğin bir abonenin doğum gününde gönderilen e-postalardır.

**-B-**

B2B (B-to-B): Business to Business’ın kısaltması; yani işletmeler arası yapılan işlemler.

B2C (B-toC): Business to Consumer’ın kısaltması; yani işletmelerle müşteriler arasındaki işlemler.

Bayesian filter: Herhangi bir e-postanın içerik ve üst başlığını inceleyerek, spam olup olmadığına karar veren bir anti-spam yazılım türüdür. Bu filtreler belirgin kriterlerle e-postaları değerlendirir ve çok sayıda risk olduğu düşünülen e-postalar ya direk ulaştırılmaz ya da spam kutusuna düşürülür. Örneğin “para iadesi garanti” ya da “bedava” gibi kelimelerin çok kullanıldığı içerikler tehlikeli kabul edilir.

Blacklist: (Kara liste) Kara listeler, bir IP adresinden gelen e-postaların çeşitli yöntemlerle spam mi yoksa geçerli mi olduğunun belirlenmesinin ardından eklendikleri veritabanlarıdır. Bu listeler çeşitli organizasyonlar tarafından yönetilir ve ISP (Internet Servicce Provider); yani servis sağlayıcıları tarafından e-posta ulaştırılabilirliğini yönetmek için kullanılır.

Block List: (Engelli Listesi) E-posta gönderilmemesi gereken, gönderildiği takdirde abonelikten çıkma ya da hard bounce ihtimali yüksek olan adreslerdir.

Blocked: (Engellenmiş) Bir internet servis sağlayıcı (ISP) tarafından, bir IP ya da e-posta adresinden gelen iletilerin engellenmesi durumudur. Bu adreslerden gelen e-postalar alıcıya ulaşmaz.

Boilerplate: (Temel taslak) Tekrar tekrar, üzerinde önemli bir değişiklik yapılmadan kullanılabilecek olan standart metinlerdir.

Body content: (Ana içerik) Bir e-postanın içerisinde yer alan, yazı ve görsellerin tümünden oluşan; başlık ve son yazılardan ayrı kısımdır.

Bounced mail: (Geri seken e-posta) İnternet servis sağlayıcı (ISP) tarafından geçici ya da kalıcı bir hata sebeple iletilmesi reddedilen e-postalardır.

Bounce handling: (Geri sekme yönetimi) Geri sekmiş e-postaların yönetimiyle ilgili -eposta pazarlamada çok önemli bir süreçtir. Veritabanındaki adreslerin güncel tutulması, ulaştırılabilirlik adına önem arz eder. Çoğu geri seken mesajın nedeni tam olarak tespit edilemediğinden, bu sürecin yönetimi oldukça zor sayılır.

Bounce rate: (Geri sekme oranı) Aynı zamanda return rate olarak da adlandırılan bu oran, gönderilen toplam e-postaların sayısının, geri seken tüm e-postaların sayısına bölümüyle elde edilir. Bu sayı her zaman sağlıklı olmaz; çünkü geri seken her e-posta için bilgirim gelmeyebilir.

Boradcast: (Genel yayım) Aynı e-postanın çok sayıda alıcıya eşzamanlı olarak gönderilmesi işlemidir.

Bulk folder: (Yığın/Dosyası) Aynı zamanda junk folder (istenmeyen dosyası) olarak da geçen bu dosyalar, bir alıcının tanımadığı bir adresten gelen; içerisinde spam olma ihtimali yüksek içerik tespit edilen ya da daha önce IP adresi spam gönderdiği gerekçesiyle kara listeye alınmış bir kişiden gelen e-postaların yönlendirildiği dosyalardır. Çoğu servis sağlayıcısı, alıcıların bu e-postaları kendilerinin değerlendirip, bundan sonra o adresten gelecek e-postaların direk gelen kutusuna (inbox) düşmesini sağlamalarına izin vermiştir.

**-C-**

Call-to-Action (CTA): (Eyleme çağrı/Yönlendirme) E-postalara ya da herhangi bir sayfaya yerleştirilen, tıklandığında yeni bir eylem oluşturan tüm butonlardır.

CAN-SPAM: (Controlling the Assault of Non-Solicited Pornography and Marketing Act of 2003) ABD’de 2003 yılında e-posta pazarlaması ve daha genel anlamda ticari amaçlı e-postaların düzenlenmesi için oluşturulmuş bir yasadır. Sonraki yıllarda diğer ülkeler tarafından da örnek alınmış olması açısından önemlidir.

Catch-all: Tüm şüpheli e-postaların tek bir kutuya yönlendirilmesini sağlayan bir e-posta servis sağlayıcısı fonksiyonudur. Bu özellik, yanlışlıkların giderilmesi ve örneğin abonelikten çıkanların tespit edilmesi için devamlı izlenmelidir.

Challenge-response system: (Engel-cevap sistemi) Gönderdiği e-postanın alıcının adresine ulaştırılmasından önce karşılaşılan sorunlara karşı cevap verilmesi ve sorunun giderilmesi için, gönderici tarafında bir kişinin bulunmasını gerektiren bir anti-spam programıdır. Bu tip programlarda, soruna başarılı bir şekilde karşılık verildiğinde, göndericinin adresi teyit edilmiş kabul edilir. Yığın dosyaları (bulk folder) çoğunlukla bu sistemle çalışırlar ve her engele tek tek cevap verecek bir çalışan bulunduğu sürece, göndericinin attığı e-postaların alıcının gelen kutusuna düşürülmesi başarılabilir.

Channel unsubscribe: (Abonelikten çıkma kanalı) Belirli bir tip e-postanın aboneliğinden çıkma seçeneğine verilen isimdir.

Click-through: (Yönlendirme) E-postalara eklenen herhangi bir yönlendirme butona (örneğin satın almasına sayfasına devam eden) alıcının tıklaması halinde gerçekleştirdiği işlemin e-posta pazarlamasındaki terimsel karşılığıdır. Bu yönlendirmelerin takibi ve oransal başarısı, e-posta pazarlaması yapılan kampanyanın başarısının ölçümünde önemli bir kıstas olarak kullanılır.

Commercial email: (Ticari e-posta) İsminden de anlaşılacağı üzere, genel anlamda herhangi bir ticari amaçla gönderilmiş, bir ürün ya da hizmetin reklamını yapan e-postalardır.

Complaint: (Şikâyet) E-posta pazarlamasında farklı bir anlam taşıyan bu terim, bir alıcının e-postayı gelen kutusundan çöp kutusuna taşıması demektir.

Confirmation: (Onay) İstenen bir bilgi ya da yapılan bir işlemin geçerliliğini gösteren onaylama e-postalarıdır. Bu e-postalar gerek işletmeler tarafından müşterilere istek gönderdikleri bir işlemin başarılı bir şekilde yapıldığına dair gönderilebilir; gerekse müşteriler tarafından yapılan aboneliğin üçüncü parti biri tarafından (örneğin otomatize edilmiş bir yazılım) yapılmadığının gösterilmesi için yapılabilir.

Content: (İçerik) Bir e-postaya dâhil olan her şeyin (kodlar hariç) toplamına verilen genel addır.

Co-registration: (Ortak kayıt) İşletmelerin kendi aralarında yaptıkları anlaşmalar sonucu, müşterilerinden bilgilerinin o an kayıt yaptırdıkları sistem dışında üçüncü parti bir listeye de eklenebilmesi için işaretlemelerini istedikleri ve seçimi tamamen müşteriye bağlı olan bir seçenektir.

Conversion: (Geri dönüş) Gönderilmiş olan bir e-postada, arzu edildiği/hedeflendiği şekilde yönlendirme yapmış ya da bir eylemi tamamlamış olan alıcılardan sağlanan geri dönüştür.

Cross-post: Aynı e-postanın birden çok e-posta veritabanına gönderilmesidir.

CTR: (click-through rate) bkz. Click-through

**-D-**

Dedicated Server: (Özgül sunucu) Tek bir gönderici tarafından kullanılan sunuculardır. Genellikle bu sunucuları kullanmak daha pahalıdır; çünkü masraflar birden çok kullanıcıya dağıtılamaz; ancak paylaşımlı sunuculara göre çok daha iyi performans gösterirler. E-postalar daha hızlı erişir, sunucu daha güvenilirdir ve başka bir kullanıcının sunucuyu kara listeye düşürme riski yoktur. Ayrıca dedicated IP adress olarak da literatürde geçebilir.

Deduplication (deduping): (Veri tekilleştirme) Birbirine eş verilerin, veritabanlarından çıkartılması işlemidir. Örneğin e-posta listeleri için uygulanır.

Delivery tracking: (Gönderim takibi) %100 başarıyla sağlanması özellikle geri seken e-postaların tam takip edilememesi sebebiyle mümkün olmayan, gönderilmiş e-postaların ne kadarının adrese ulaştırılabildiğini tespit etmeye yarayan bir takip sistemidir.

Denial-of-service attack (DOS): (Hizmeti engelleme saldırısı) Bir sunucudan gönderilen e-postaların temelli kesilmesini ağlamak için organize bir şekilde düzenlenmiş, sunucunun kaldırabileceğinden fazla bir yükü ona yükleyecek şekilde aşırı iletişim trafiği yaratılmasıdır.

Deploy (Deployment): (Uygulama) Test aşamasının ardından bir kampanyaya ilişkin e-postaların gönderilmesidir.

Digest: (Özet) Bir makale listesinin e-posta pazarlamasına uygun olarak özet haline getirilmiş ya da kısaltılmış versiyonlarının gönderildiği, bir nevi bülten özeti formatındaki e-postalardır. Bu e-postalara makalelerin tam içeriğine ulaşılması için yönlendirme butonları konulur.

Discussion group: (Tartışma grubu) Bireysel üyelerin tüm gruba yönlendirilmiş şekilde e-postalar gönderebildiği e-posta hizmetidir. Tek bir kişiden çok sayıda aboneye e-posta gönderilen standart e-posta pazarlamasının aksine, tüm üyeler topluca iletişim kurabilir, etkileşime geçebilir. Ayrıca listserv olarak da biliir.

DomainKeys: Yahoo tarafından geliştirilmiş olan bir anti-spam uygulamasıdır.

Double opt-in: Bir abone listesine katılmak isteyen kişilerin bunu onaylamalarını sağlayan, böylece üçüncü parti bir uygulama tarafından e-posta adreslerinin veritabanlarına eklenmesini engelleyen işlemdir.

Double opt-out: Bir abone listesinden çıkmak isteyen kişilerin bunu onaylamalarını sağlayan, böylece üçüncü parti bir uygulama ya da kişi tarafından e-posta adreslerinin veritabanlarından çıkarılmasını engelleyen iki aşamalı işlemdir.

Dynamic content: (Dinamik içerik) Alıcıların belirli özelliklerine göre (örneğin bulundukları yer) hazırlanarak gönderilen farklı içeriklerdir.

**-E-**

ECOA: (Email Change of Address) E-posta adreslerindeki değişiklik ve güncellemeleri takip eden bir hizmet uygulaması.

Email alias: E-posta diğer adı.

Effective rate: (Etkinlik oranı) Gönderilen e-postaların kaçının açıldığına, kaçından yönlendirme alındığına dair verilerin takibi sonucu ortaya çıkarılan etkinlik oranıdır.

Email appending: E-posta adreslerini veritabanında kişisel bilgiler ile (isim, adres vb.) eşleştiren bir hizmettir. Bu işlem alıcıların onayını gerektirebilir.

Email automation: (E-posta otomasyonu) Alıcıların tercih ve ya eylemlerine bağlı olarak otomatik gönderilen e-postalar için oluşturulmuş yazılımsal sistemlerdir.

Email client: Kullanıcıların e-postalarına erişimini ve e-postalarını yönetmelerini sağlayan elektronik cihaz uygulamalarıdır. Örneğin Outlook gibi.

Email service provider (ESP): (E-posta servis sağlayıcısı) E-posta pazarlamasında e-postaların gönderimi için hizmet sağlayan şirketlerdir. Bu sayede işletmeler kendi sunucularını kullanmazlar ve istenmeyen kutusuna düşmemeleri kolaylaşır. Inbox Mail Marketing bu şirketlerden biridir.

Email filter: (E-posta filtresi) Gelen e-postaların alınıp alınmayacağına ve ya hangi kutuya yönlendirileceğin karar veren yazılımlardır. Bu yazılımlar, internet servis sağlayıcıları, email client’lar ve ya alıcıların kendileri tarafından kullanılabilir.

Email harvesting: (E-posta adresi toplanması) Web-siteleri ve internetteki herhangi bir hedef içerisinde e-posta adreslerini tarayan ve veritabanları için toplayan, otomatize edilmiş robot programlardır. Bu yöntemle e-posta adresi toplamak çoğu kanunda ismen yasaklanmasa da, e-posta adreslerinin izinsiz kullanımı yasal sonuçlar doğurabilmektedir.

Email newsletter: (E-posta bülteni) Abonelere e-posta yoluyla belirli aralıklarla gönderilen içeriklerdir. Çoğunlukla yapılan promosyon ve ya teklifleri içeren ticari e-postalardır.

Email vendor: (E-posta sağlayıcı) bkz. Email service provider (ESP)

Engagement: (Etkileşim) Gönderilen e-postalarla alıcının herhangi bir eyleme girişmesi (e-postanın açılması dâhil) sonucu olan iletişime verilen addır.

Envelope content: Alıcılar henüz e-postayı açmadan önce görünen, e-postanın kimden geldiği, konu başlığı ve üst başlık gibi kısımların yer aldığı bilgilere verilen isimdir.

Evenet triggered email: (Tetiklenmiş e-postalar) Daha önceden otomatize edilerek programlanmış ve belirli bir durumda gönderilen e-postalardır.

Ezine (e-zine): bkz. Email newsletter

**-F-**

Footer: (Sayfa altbilgisi) E-postaların en altına konulan, çoğunlukla hiç değişmeyen, içerisinde abonelikten çıkma butonunun da bulunduğu bilgi bölümüdür.

Full service provider: E-posta gönderimi dışında danışmanlık ve ver analizi gibi hizmetlerin de sağlandığı işletmelerdir. Inbox Mail Marketing bu şirketlerden biridir.

Freemail: (Ücretsiz e-posta sağlayıcıları) Gmail, Hotmail gibi kullanıcılara ücretiz olarak e-posta adresine sahip olma imkânı tanıyan uygulamalardır.

**-G-**

Global filtering: (Toplu Filtreleme) Bir işletme tarafından gönderilen tüm e-postaların, internet servis sağlayıcı (ISP) tarafından tümüyle engellenmesi durumudur.

Global unsubscribe: (Toplu abonelikten çıkış) Tüm iletişim kanalları ve yolları üzerinden abonelikten çıkma işlemidir.

Graphical text: (Görsel metin) Bir görselin parçası olan yazılardır.

**-H-**

Hard bounce: (Sürekli geri tepme) Süreklilik arz eden bir sorun sonucu e-postaların iletilememesidir (geri tepmesi). Örneğin e-posta adresinin artık bulunmaması buna sebep olabilir.

Header: (Üst başlık) Bir e-postanın üst kısmında yer alan, genellikle e-postayı gönderen işletmeye ait logonun ve yönlendirme butonlarının olduğu bölümdür.

House list: (Yerel liste) Bir organizasyonun kendi çabaları sonucu oluşturduğu e-posta veritabanıdır.

Hygiene: (Temizlik) E-posta veritabanlarının daha güncel ve verimli olması için yapılan ayıklama işlemidir. Ayrıca bkz. List hygiene

**-I-**

IMAP: (Internet Message Access Protocol) Bir sunucudan e-postalara ulaşılabilmesi için izlenen standart protokol.

Implied consent: (Zımni rıza) Özel olarak bir işletmeden e-posta almaya rıza gösterilmediği halde, örneğin bir satın alma gerçekleşmesi ya da bir veri indirilmesi esnasında alınan bilgiler sayesinde, bir e-posta adresine ileti gönderilebilmesidir. Bunun yapılması için yasal olarak e-posta alan kişinin son 24 saat içerisinde o işletme ile bir iş ilişkisi kurmuş olması gerekir. E-posta göndermeye devam edebilmek için, bu süre içerisinde müşterinin etkin rızası alınmalıdır. Bkz. Active consent

Inactive: (Etkin olmayan) E-posta gönderildikten sonra o e-postayla herhangi bir şekilde etkileşime girmemiş olan alıcılardır.

Inbox placement rate: (Gelen kutusuna ulaşma oranı) E-posta gönderilen alıcıların kaçının gelen kutusuna bu e-postaların ulaştırılabildiğini gösteren orandır.

Internet Service Provider (ISP): (İnternet servis sağlayıcı) İnternete ulaşımı sağlayan şirketlerdir.
IP adress warming: Bir IP adresinden gönderilen e-postaların hacminin (sayısal olarak) yavaş yavaş artırılması sürecidir. Amaç internet servis sağlayıcılara iyi bir iletim geçmişi sunarak daha çok kişiye zaman içerisinde ulaşabilmektir.

**-J-**

Joe Job: Spam sektöründe, bu e-postaları yollayan kişi ve ya programların gerçek e-posta adreslerini kullanarak kendi kimliklerini saklamalarına verilen isimdir.

**-L-**

Landing page: (Hedef sayfa) Bir eylem sonucunda -örneğin abonenin e-postada bulunan yönlendirme linkine tıklaması- ulaşılacak olan hedef konumundaki web-sayfasıdır.

Lead nurturing: (Potansiyel müşterinin oluşturulması) Abonelere (alıcılara) belli bir süre boyunca gönderilen seri e-postalarla, o alıcılara ait verilerin toplanmasıyla elde edilen alışveriş eğilimine dair bilgilerle, yine o alıcılara ait satış stratejilerinin oluşturulmasına verilen teknik isim.

List building: (E-posta veritabanı oluşturulması) İşletmelerin gerek kendi başlarına gerekse üçüncü partiler aracılığıyla bir e-posta listesi/veritabanı oluşturmalarıdır.

List churn: (Listede kayıp) Çeşitli sebeplerle veritabanında bulunan e-posta adreslerinin zaman içerisinde eksilmesidir.

List host: bkz. Email vendor

List hygiene: (Liste kalitesinin korunması) Listelerin içerisinde aktif olmayan ve çalışmayan adreslerin temizlenmesi ve daha verimli veritabanları oluşturulması işlemidir.

Load weight: (Yük ağırlığı) Bir e-postanın HTML dosya boyutu ve içeriği dâhil olmak üzere toplam dosya boyutuna verilen teknik isimdir.

**-M-**

Mail bomb: (İleti bombardımanı) Bir posta sunucusunu çökertmeye yönelik olarak, organize bir biçimde o sunucunun kaldırabileceğinden daha fazla ileti alışverişi yapılmasıdır. Ayrıca bkz. DOS

Mailing list: (Posta listesi) E-posta almak üzere toplanmış adreslerin bulunduğu listelerdir.

Mail loop: (Posta dögüsü) İki e-posta sunucusu arasında, çoğunlukla yanlış düzenlenmiş bir e-postanın otomatize edilmiş bir cevabı tetiklemesi sonucu oluşan iletişim hatalarıdır.

MTA: (Mail Transfer Agent) Göndericilerden alıcılara e-postaları ileten ve gelen e-postaları da depolayan bilgisayarlardır.

MSP: (Mail service provider) Örneğin Hotmail gibi, e-posta hizmeti sağlayan uygulamalardır.

MUA: (Mail User Agent) bkz. Email client

**-O-**

Open rate: (Açılma oranı) HTML iletisi alıcılardan gönderilen e-postayı açanların sayısı. Hesaplanış şekli, gönderilen toplam e-postaların, açılan e-postalara bölümü ile yapılır. Bir e-posta pazarlaması kampanyasının başarısını ölçmede uygulanan önemli kıstaslardan biridir.

Opt-in: Bireysel bir kullanıcının, özel olarak ve isteyerek kendi e-posta adresinin, bir e-posta veritabanına (listeye) eklenmesini talep etmesidir. Günümüzde, çoğu e-posta gönderim hizmeti sağlayan uygulama/şirket, kendilerine teslim edilen listelerdeki her bir kullanıcı adına bu talebin beyan edilmesini ister. Amaç bu şirketlere ait sunucu ve IP adreslerinin, müşterilerin sağladıkları listeler sonucu kara listeye düşmesini engellemektir.

Opt-out: Bireysel bir kullanıcının, özel olarak ve isteyerek kendi e-posta adresinin, bir e-posta veritabanından (listeden) çıkarılmasını talep etmesidir

**-P-**

Passive Consent: (Pasif rıza) Bir abonenin, o listeye dâhil olmak için kişisel olarak herhangi bir talebinin olmaması; ancak yine de listede yer alması durumudur. Ayrıca bkz. Active consent

Passive unsubscribe: (İstek dışı abonelikten çıkarıma) Bir alıcının kendisinin abonelikten çıkma isteği bulunmamasına karşın, uzun süreli aktif olmama durumu sonucu, hard bounce tehlikesine karşı listeden çıkarılması durumudur.

Personalization: (Kişiselleştirme) Alıcıların isteklerine ve alışveriş eğilimlerine göre içeriklerin kendilerine gönderilmesidir.

Phising: (Kimlik hırsızlığı / e-dolandırıcılık) Bir kişinin kişisel bilgilerinin çalınması amacıyla, çoğunlukla güvenilir bir işletmenin kimliği arkasında saklanılarak gönderilen zararlı içerikli e-postalardır

Post-click metrics: Bir alıcının e-postadan yönlendirme yaptıktan sonraki attığı adımların takibinin yapılmasıdır.

Preference centre: Bir abonenin kişisel tercihlerinin (konu, ürün tipi, e-posta alma sıklığı vb.) gösterildiği ve değişiklikler yapmasına izin verildiği sayfalardır.

Preheader text: (Üst başlık yazısı) Bir e-postanın en üstünde yer alan, konu alanının hemen ardından (altında) gelen HTML formatındaki yazılardır.

Preview pane: (Önizleme bölmesi) Bir e-posta açılmadan önce o e-postaya ait bir kısmın gösterildiği ufak penceredir.

Primary message: (Birincil ileti) Bir e-postanın gönderilmesindeki amaca ait birincil öneme sahip iletidir.

**-Q-**

Queue: (Sıra) Bir e-posta gönderildikten sonra, liste sahibi bunu onaylamadan önce ya da liste sunucusu bunu yayınlamadan önce geçen sürecin ismidir. Kimi e-posta gönderim yazılımları e-postaların iletilmesi için zamanlama ayarının yapılmasına izin verir; bu durumda “sıra” süresi gönderen tarafından belirlenebilir.

**-R-**

Reactivation email: (Yeniden etkinleştirme e-postası) Belli bir süre aktif olmamış alıcıları tekrar harekete geçirebilmek için gönderilen e-postalardır.

Reading pane: bkz. Preview pane

Rendering: Bir email client’ın e-posta kodlamasını nasıl çevirdiği ve oluşturduğuna verilen teknik addır.

Re-permission email: (Yeniden izin alma e-postası) Hali hazırda e-posta listesinde bulunan bir aboneye, aktif kalmaya devam edebilmesi için gönderilen onay e-postalarıdır. Çoğunlukla veritabanlarının temizlenmesi için yapılır.

Responsive email design: Farklı elektronik cihazlarda farklı görünümlere uyum sağlayabilen e-posta tasarımlarıdır.

Rich email content: (Zengin e-posta içeriği) Abonelerin e-postanın bulunduğu sayfayı terk etmeden interaktif bir biçimde iletişime geçme şansının olduğu; genellikle video gibi içeriklerin bulunduğu e-posta bültenleridir.

**-S-**

Seed emails: (Yem adresler) Bir e-posta listesine özellikle yerleştirilen, çoğunlukla listeye neler gönderildiğini takip etme amacıyla kullanılan e-posta adresleridir.

Segment: (Kategorize etme) Bir listeyi belirli özelliklere göre ayrı kategorilere ayırma işlemidir.

Selective unsubscribe: (Seçmeli şekilde abonelikten çıkarma) Abonelere e-posta alma şekillerini (süre aralığı, belirli konuların seçilmesi vb.) değiştirme imkânı tanıyan bir abonelikten çıkarma mekanizmasıdır.

Sender Policy Framework (SPF): E-posta sahtekârlıklarına karşı kullanılan bir protokoldür. E-postayı gönderenin DNS bilgilerine bir SPF kaydı işlenerek yapılır. Bu sayede sunucular e-postanın kimden geldiğini tanıyabilirler.

Sender reputition: İnternet servis sağlayıcılarının gözünde bir IP adresinin ne kadar güvenilir olduğunu belirten puanlama sistemidir.

Shared server: (Ortak sunucu) Birden fazla şirket ve gönderici tarafından e-posta gönderimi için kullanılan sunuculardır. Asıl amaç burada sunucu masraflarını birden fazla müşteriye yayarak ücreti kısmaktır. Ayrıca bkz. Dedicated server

SMTP: (Simple Mail Transfer Protocol) E-posta sunucuları arasında gönderilen iletiler için en çok kullanılan protokoldür.

Snail mail: (Geleneksel posta) Geleneksel şekilde açık adreslere iletilen postalardır.

Soft bounce: (Geçici geri sekme) Aslında aktif olan bir e-posta adresine gönderilen e-postanın, o anki geçici bir sorun nedeniyle ulaştırılamamasıdır. Bunun sebebi e-postayı alacak olan kişinin gelen kutusu için e-posta sınırının dolması olabilir.

Solo-mailing: (Tek seferlik e-posta) Tek br sefer için bir e-posta listesine ileti gönderilmesine verilen addır.

Spam: İstenmeyen e-postalar için kullanılan genel isimdir. Ancak bu alıcıların bilinçli bir şekilde girdikleri listelerden gelen ve artık görmek istemedikleri e-postalar anlamın da gelebilir.

Split testing: bkz. A/B testing

Sponsorship swap: (Sponsorluk anlaşması) Liste sahipleri, yayıncılar ve reklamcılar arasında yapılan, birbirine ait e-postaların ücretsiz gönderimini kapsayan anlaşmalardır. Ayrıca bkz. Ad swap

Spoofing: E-postayı gönderen kısmının değiştirilmesi sonucu, e-posta sanki başka bir adresten geliyormuş gibi göstermedir.

Subscribe: (Abonelik) Bir e-posta alım listesine girme işlemidir.

**-T-**

Text newsletter: (Yazılı bülten) İçerisinde herhangi bir görsel öge bulunmayan ve yalnızca basit yazılı bir içerikten oluşan e-postalardır.

Throttling: (Kısıtlama) Bir internet servis sağlayıcısının ya da e-posta gönderim hizmeti sağlayıcısının, tek bir IP adresinden gönderilebilecek e-posta sayısını düzenlemesidir.

Transactional email: Belirli bir işlem sonucunda otomatize edilmiş olarak e-posta adreslerine gönderilen e-postalardır. Örneğin yeniden şifre belirleme, kayıt bilgisi verme e-postaları gibi.

Triggered email: (Tetiklenmiş e-posta) Bir önceki e-postada ya da web-sayfasında yapılan bir işlemden dolayı bir adrese gönderilen otomatize edilmiş e-postalardır.

**-U-**

UCE: (Unsolicited Commercial Email) bkz. spam

Un-suppress: Daha önce abonelikten çıkmış/çıkarılmış bir adresin tekrar listeye alınmasıdır.

Unique clicks: (Tekil tıklama) Abonelerin bir e-postadaki linke ya da görsele ilk tıklamasına verilen addır.

Unique opens: (Tekil açılma) Abonelerin bir e-postadaki görselleri ilk defa yüklemesidir.

Unsubscribe: (Abonelikten çıkma) Bir abonenin e-posta listesinden çıkmak istemesidir.

**-W-**

Web bug (Web beacon): (Web işaretçisi) E-posta adreslerindeki tıklama oranlarının tespiti için kullanılan 1 x 1 piksel boyundaki görsellerdir. Bir iletiye tıklanılması halinde bu işaretçi harekete geçer ve web-sitesine kullanıcının hareketlerinin takip edilmesi için bir sinyal gönderir.

Welcome message: (Hoş geldin iletisi) Bir e-posta veritabanına kaydolan abonelere otomatik olarak gönderilen ve listeye başarılı bir şekilde eklendiklerini bildiren e-postalardır.

Whitelist: (Güvenilir adresler listesi) Bir internet servis sağlayıcısının sahip olduğu ve e-postaların ulaştırılabilirliğini belirlemek için kullanılan güvenilir adreslerin bulunduğu listedir.

Worm: (Solucan) Bir e-postada gönderilen genellikle görseller yoluyla taşınan zararlı kodlardır. Virüs olarak da adlandırılırlar.
Bu yazı size yardımcı oldu mu?
Teşekkürler!